Ümit Bulut Efendi Makaleleri

MUHAMMED ADALET DELALET

Hayalinizde, bir kağıda, “Adalet” diye yazın. Onun altına “Delâlet” yazın. Adaletin üstüne de “Muhammed” yazın.

Muhammed

Adalet

Delâlet

Hüccetli bir Melâmî insan-ı kâmilinin meclisinde bulunup kendine adalet isteyen, Allah’a delâlete düşer. Bu mecliste bulunanın adaleti değil, Muhammed’i vardır! Sözümüz böyle bir mecliste bulunanlara, erenlere! Kendine adalet isteyen, Allah’a delâlete düşer! Her Fiilde Faal Allah! (Ef’âl Makamı).  Bu bilinçte olan kendisine nasıl adalet ister?

Arsasına izinsiz bir cami yapıldığını öğrenen arsa sahibi, Hz. Ömer’e başvurur.  Arsa sahibinin şikâyeti üzerine, Hz. Ömer şöyle bir emir verir: “Yıkın camiyi!” İşte böylesi bir adaletten bahsediyoruz.

Mülkü, bekâ olanın adaleti; Muhammed’tir!

Adalet, mülkün temelidir. Mülke düşen, delâlete düşer. Bizim, yani mülkü bekâ olanın da adaleti, Muhammed’tir! Adaleti –yani şeriatı– mülk getirir. Mülkünüz varsa o zaman adalete ihtiyaç vardır. Hakikat boyutunda evinize hırsız girdiğinde emniyet güçlerine gitmeyecek misiniz? Elbette, şeriatı yerine getireceksiniz. Ama orada da fiilde faal olanınAllah olduğunu bileceksiniz. Bu yüzden de Allah’ın velileri bu adalet konusunu hikâyelerle anlatmışlardır. Bir Allah’ın velisinin içine tecelli olmuş, evine hırsız gireceğini anlamış. Gitmiş, almış altınlarını yastığının altına koymuş. Hırsız gelmiş eve, hiçbir şey bulamadan gitmiş. Allah’ın velisi, o tecelliyi kendisine kullandığı için rahatsız olmuş. Kalkmış, hırsızı takip etmiş; kestirme yoldan gitmiş, hırsızın geçeceği yola altınları bırakmış. İşte bu hikâyede anlatılanı biz şöyle özetliyoruz: Adaletin aşağısı delâlet, yukarısı Muhammed! Siz neredesiniz?

Adaletin aşağısı delalet, yukarısı Muhammed!

Günlük yaşamdaki adalet anlayışı ne? “Ben bunu hak ediyor muyum?” “Bu bana reva mı?” İşte adalet anlayışı başladı. Peki, “Her Fiilde Faal Allah” değil mi? Allah’ın izni olmadan bir yaprak bile düşmeyeceğine[1] göre sorguladığınız kim olmuş oluyor? Bu sözler, bir insan-ı kâmile gelip, biat edenlere… İlk derste, “Her Fiilde Faal Allah”, zikrini almış olan kimi sorgulamış olur? Sorgulanan kim? Adalet kim? İşte kendinize adalet istediğiniz an sorgularsınız, delalete düşersiniz. Zaten adalet, delâlet, Muhammed; hepsi aynı kök; hepsi iç içe. Eğer sizin mülkünüz bekâ ise en azından bekâ için çalışıyorsanız sizin muhatabınız       kemâlattır! Sizin dininiz, imanınız, adaletiniz kemâlâttır!

[1] En’am 59